İssy, uyku ormanının bebeği ve her gece beklenen misafiri, hayvanların küçük arkadaşı, masalların kahramanı... Hafif çekik gözleri, ufacık bir burnu var. Saçları hep bildiğimiz kahverengi, ancak uçları parlar. Bazen üç yaşındadır; bazen altı. Büyük ya da küçük olmasının önemi yoktur. İssy, yumuşacık sesi, iyilik dolu kalbi, yardımseverliği ve meraklı gözleriyle bizi her seferinde başka bir maceraya götürebilir. Herkes onun uyuduğunu zanneder ama o uyku ormanında büyük, çoook büyük ağaçların altında bizi bekler.
İssy her uykudan önce bir maceraya atılır, büyük çok büyük ağaçların yapraklarının hemen altında; uyku ormanında... Bazen yağmurludur orman bazen güneşli, bazen rüzgarlar eser yapraklar uçuşur bazen küçük kar taneleri düşer toprağa. Adını bile duymadığınız tüm hayvanlar yaşar bu ormanda. Türlü türlü böcekler, toprağın altında yaşayan hayvanlar, ormanın tam ortasındaki gölde yaşayanlar, yuvasını ağaçlara kuranlar ve kayaların oyuklarına saklananlar... İssy her ormana gittiğinde başka bir hayvanla tanışır, onunla yeni bir maceranın içinde bulur kendisini. En çok bu ormanda güler ve yine en çok bu ormanda ağlar. Uyku ormanı tüm hayvanları sevdiği gibi tüm duyguları da sever, İssy'i kucaklar. Öyle büyük bir ormandır ki dünya üzerindeki tüm ağaçlar, çiçekler ve bitkiler hepsi buradadır. Günlerce yürüseniz defalarca girseniz aynı ormana sonuna ulaşamazsınız. Uyku ormanında yollar da masallar da hiç bitmez. Hiç ayrılmak istemezsiniz taa ki göz kapaklarınız kapanana kadar.